WordPress’e hoş geldiniz. Bu sizin ilk yazınız. Bu yazıyı düzenleyin ya da silin. Sonra blog dünyasına adım atın!
Herkesin yapacak bir yorumu vardır…
23
Ağu
WordPress’e hoş geldiniz. Bu sizin ilk yazınız. Bu yazıyı düzenleyin ya da silin. Sonra blog dünyasına adım atın!
Linkin Park, Amerikalı bir rock müzik grubudur. 1996′da Xero adıyla kurulduğundan beri 50 milyondan fazla albüm satmayı ve iki Grammy ödülü kazanmayı başarmıştır.[1][2][3] İlk albümleri Hybrid Theory ile büyük bir başarı kaydetmişlerdir ve 2005 yılında Gold CD ile bu başarıları belgelenmiştir.[4] İkinci albümleri Meteora ile ise bu ünlerini devam ettirdiler ve Billboard 200′de ilk sırayı 2003′te aldılar. Bu başarıları onların albüm turneleri ve dernek konserlerini de başlatıyordu.[5]
Meteora ve Hybrid Theory albümleri ile daha çok nu-metal tarzını icra eden grup[6], daha sonra, 2007 yılında çıkardıkları Minutes to Midnight ile bu türden uzaklaşıp alternatif metal ve alternatif rock türünde çalışmalar vermeye başlamışlardır. Billboard 200 listesinde bu albümle yeniden ilk sırayı alarak piyasa sürülmesinin ilk haftasında bu listeye oturma başarısını göstermiştir.
Linkin Park kendi çıkardıkları bu albümlerin yanı sıra yaptıkları düetlerle de dikkat çekmişlerdir. Bunlardan en kayda değerleri Jay-Z ile yaptıkları düetlerdir.
Üyeler ;
Chester Bennington
Mike Shinoda
Rob Bourdon
Joe Hahn
Dave Farrell
Brad Delson
Eski üyeler;
Kyle Christener
Scott Koziol
Mark Wakefield
Tags: Amerikalı bir rock müzik grubu, Brad Delson, Chester Bennington, Dave Farrell, Joe Hahn, Kyle Christener, Linkin Park, Mark Wakefield, Mike Shinoda, Rob Bourdon, Scott Koziol
14
Tem
Ekilmemiş topraklar , gübreli ve bereketli olsalar da , binlerce çeşit otlar ile dolar. Yararlı olabilmeleri için onları kazıp işe yarar tohumlar ekiyoruz. Kadınlar kendi başlarına kalınca biçimsiz bir takım et parçaları olurlar , sağlam ve doğal bir beden yaratabilmeleri için bir tohum almaları gerekiyor.
Ruhlar da böyledir. Onları bir fikir ile uğraştırıp dizginlerini tutmazsanız uçsuz bucaksız bir hayal dünyasında başıboş öteye beriye dolaşıp dururlar.
Böyle bir tembellik içinde ruhların kalmadığı , hayallerin uğramadığı , gariplikler kalmaz.
Bir amca bağlanamayan ruh yolunu kaybeder ; ” çünkü her yerde olmak hiçbir yerde olmaktır.”
”Her yerde olan hiç bir yerde değildir.”
Montaigne - Denemeler eserinden Ümit ÇÜN Tarafından derlenmiştir.
Tags: Boş Ruhlar
13
Tem
Sitelerin ozellikle ticari sitelerin hedefli ziyaretcilere ihtiyaci vardir. Mesela bir otel sitesinin dizaynina bakmaya gelmis 100′lerce tasarimci yerine otelde kalmak isteyen ziyaretcilere ihtiyaci vardir.
Google’in bir site trafiginin yukselmesi yuzunden o site ile ilgili bir trend oldugunu dusunmesi ve siralamlarda bir miktar yukari cikartmasida mumkundur. Mesela yukarida oteller ile bahsettigim bir olayi baska bir cok sey ile birlikte bir sitede yaptik. gunluk trafik 20 kisilerden 2000 kisielre cikti. Ve bu sirada bir cok dogalda link olustu. bunlar yuzunden site siralamalarda ani sekilde yukari cikti. Ama gelen traifign yuzde 90′i hedeflenen kitle diildi. Tabiki hedeflenen kitle acisindanda asiri cok bir artis oldu ama 100 katina ciktigi soylenemez.
O yuzden sitelerin ihtiyaci olan hedefli trafiktir. Sitenin yapisina bakip buna karar vermek lazim. Bazi siteler ne olursa olsun birileri gelsin adwordslere tiklasinda diyebilir. Ama bundada normalde hedefli olmasinin ve konu ile ilgili kisilerin reklamlara tiklamasinin faydasi vardir. google’da reklamlara tiklayanlarin hedef sayfalrdan bisiler almalarini ister ki reklamin faydasi olsun.
Trafik degisimlerinin ve link degisimlerinin kullanicalara faydasi yoksa google iicnde bir faydasi olmaz. Ama, dedigim gibi yuksek trafikli sitelerin farkli avantajlari vardir. Sitelinks olusturulur, daha yakindan takip edilir, bir trend oldugu icin siralamalra etkisi olur, gibi…Site icin gereklimidir buna bakmak lazım.
Tags: Auto Hit Kaynakları
11
Tem
Cloaking “black hat” denen ve arama motorlarını kandırmak amacıyla kullanılan tekniklerdir birisidir. Cloaking kullanan sayfalarda gelen ziyaretcinin normal kullanıcı mı yoksa “bot” yani arama motoru mu oldugu anlasıldıktan sonra her ikisine farklı sayfalar gosterilmesi islemidir.
continue reading "Cloaking Nedir ?"
Tags: Cloaking Nedir ?
10
Tem
Doorway terimi ziyaretçinin bilgisi dahilinde olmayan, ABCDE.com ‘a girmeye çalıp, AB.com’a otomatik yönlendirilen tekniğe denir. Bu tarz tekniklere arama motorları sıcak bakmaz botları bir kere bile yakalasa sıralamalarda sizi baya arkalara atacaktır. Kısa zamanda kodları düzeltmediğiniz taktirde Google kullanıcılarına bu tarz sayfaları göstermemeyi amaçladığı için tekrar üst sıralara çıkmak için epey efor sarfetmeniz gerekir.
Tags: Doorway Terimi Nedir ?
9
Tem
Bu konuyu uzun zamandır araştırıyorum. Kısaca sizin sayfanızının düşük bir PageRank’i var, daha yüksek PageRank’li bir site sahibi sizin sitenizden yazıları çalıyor ve link vermiyor.
Burada en önemli konu Googlebotlarının ilk olarak kimin sayfasında yazıyı gördüğü. Mesela bu forumdaki yazılar sıklıkla çalınmaktaydı ve link verilmemekteydi. Seoturk.com sitesi yeni olduğu için şu an PageRank tanımı yapılmadığı halde çok sayıda orjinal içerikli yazı olduğunun Google farkında. Google üzerinde yaptığım araştırmalarda çalınan sayfaların diğer başlıklara oranla daha üst sıralarda çıktığıydı. Yani Google o yazıların Seoturk.com’a ait olduğunun farkında, ve yazılar çalınıp yayıldıkça bizim sitedeki yazının popülerliği artıyor ve aramalarda daha üst sıralarda çıkıyor. Hiç bir link verilmediği halde yazıları birebir çaldıkları için Google algoritması aramalarda bizim linki veriyor. Muhtemelen yazıyı çalan sitelerinde orjinal içerikli yazı yazmadığı için genel anlamda sıralamalarını negatif olarak etkiliyordur. Bu yüzden bu Forumda üyelerin açtığı bilgilendirme amaçlı yazıların başka yerde olup olmadığını kontrol ediyor, gerektiği taktirde siliyoruz.
Kendi sitenizde de diğer başlıklarda söylediğim gibi orjinal yazı yayınlamaya, en azından fikir aldığınız yazıları kendi cümlelerinizi kullanarak yazmaya çalışın. En son önereceğim şey ise “reference back” “ping back” özellikleri kullanarak, veya yazının altına direk çalışır link vererek orjinal yazıyı nereden kopyalıyorsanız o sitenin linkini vermenizdir. Bu şekilde referans verdiğiniz taktirde siteniz “çalıntı yazılar yayınlamaktan” etkilenmez. Özellikle Google arama sonuçlarında gösterdiği sitelerin kalitesine çok önem veriyor ve en iyi, en alakalı siteleri arayanlara göstermek istiyor.
Tags: 129 ytl sony ericsson, about, albüm, And i'm gonna make you mine, angel, aper, arkeolog, aşk, be healt today, büyük kampanya, camon, cast to be, çılgın mambo, Çılgın Mambo / Mad About Mambo, Çılgın Mambo / Mad About Mambo anketleri, Çılgın Mambo / Mad About Mambo filmi, Çılgın Mambo / Mad About Mambo hikayesi, Çılgın Mambo / Mad About Mambo karakterleri, Çılgın Mambo / Mad About Mambo resimleri, Çılgın Mambo / Mad About Mambo yorumları, çılgın mambo filmini izle, dear, deep inside you need me, denemeler, dido, dido biografi, dido images, dido kimdir, dido-pictures, do, doa, Don't you try to hide the cecters, Ebru Şallı, Ebru Şallı bilgileri, Ebru Şallı biyografisi ve resimleri, Ebru Şallı görüntüleri, Ebru Şallı haberleri, Ebru Şallı hayatı, Ebru Şallı oğlak burcu, Ebru Şallı Resimleri, Ebru Şallı resimleri ve biyografisi, Ebru Şallı ve zaman, Ebru Şallı videoları, emesen, en güzel nickler, en güzel sözler, en komik nickler, ericsson kampanyaları, for a give me, gizemli msn, gizemli music, Gizemlisözler, güzel söz, Hold me, hoş söz, how old is dido, I can see it if your eyes, I know, İçerik Çalınmasına Karşı, If you are tellin me you want me, images, is not so that, kampanya, Kim Kimdir, kim nerede, kitap, kitap özetleri, Klip, komik nickler, komik türkçe nickleri, lose all through the night, Mad About Mambo, manken, mesene, mesene nic, mesene nick, mesene nik, Montaigne, msn, msn nic, msn nick, msn nickleri, msn nik, msn plus, new you car, nic, nick, nick arşivi, nicler, No one else can make it right, not some body, oh mama, picture, sony, sony ericsson, sony ericsson imei, sony ericsson modelleri, sony ericsson ne malı, sony ericsson telefon modelleri, sony ericsson telefonları i sony ericsson, sony ericsson üretim yeri, sony ericssonlar, sony-ericsson-three-phones, t 250, thank you, thank you dido, then my heart, to my heart, turkcell, two two, ümit çün, ümit çün kimdir, ümit kimdir, wingless, You said the words with out speaking
8
Tem
Adı :Sefiller
Yazarı :Victor HUGO
Sayfa Sayısı :1478
Boyutları :195 X 127 X 115
Yayınevi :Oda Yayınları
Basıldığı Yer :İstanbul
Basıldığı Tarih :Nisan 2000
Fiyatı : 25 YTL
Konusu :Bir kürek mahkumunun on dokuz yılını harcadığı eski günlerine geri dönmemek için sürekli kaçışını ve kaçarken de çektiği sefalet, yaşadığı acılar ile 1800’lü yıllarda Fransız halkının içinde bulunduğu yoksulluk ve yaşadığı ızdıraplar.
Özeti :19 sene süren kürek mahkumiyetinden sonra şartlı olarak tahliye edilen Jean Valjean, toplumdan dışlandığını görür. Sadece Digne piskoposu kendisine iyi davranır; buna karşın zorlu acı yıllar geçiren Valjean piskoposun gümüş yemek takımlarını çalarak ona ihanet eder. Valjean polis tarafından yakalanır ve geri getirilir. Piskoposun kendisini kurtarmak için yalan söylemesi ve buna ek olarak değerli iki gümüş şamdanı da ona hediye etmesi Valjean’ı çok şaşırtır. Böylece Valjean hayatına yeni bir başlangıç yapmaya karar verir ve o gün Digne kasabasından ayrılır.
Aradan sekiz sene geçmiştir ve Valjean şartlı olarak tahliye koşuluna aykırı hareket ettiği için adını Monsieur Madeleine olarak değiştirmiş; bu süre içinde piskopostan aldığı gümüş yemek takımlarını satarak bir fabrika satın almış ve yaptığı değişikliklerle üretimi artırarak çok zengin bir şahıs olmuştur. Ayrıca yaptığı iyilikler ve yardımlarla herkesin saygı ve sevgisini kazanmış ve belediye reisi olmuştur. İşçilerinden biri olan Fantine’in gizli olarak gayri meşru bir çocuğu vardır. Diğer işçi kadınlar bunu öğrendikleri zaman Fantine’in kovulmasını isterler. Tüm gayri meşru teklifleri Fantine tarafından reddedilen ustabaşı da onu kovar. Kızına ilaç alabilmek için çaresizlikten kıvranan Fantine madalyonunu ve saçını satar, en sonunda da kendini satmak için fahişelere katılır. Yeni işi yüzünden kendini iyiden iyiye alçalmış hisseden Fantine bir müşteriyle kavga eder ve Javert tarafından tam hapishaneye götürülmek üzereyken “Belediye Reisi” ortaya çıkar ve Fantine’in hapishane yerine hastaneye götürülmesini talep eder. Belediye reisi daha sonra devrilmiş bir arabanın altında kalmış bir adamı kurtarır. Bu, Javert’e olağanüstü bir güce sahip sahip olan ve yıllardır peşinde olduğu 24601 numaralı kürek mahkumu Jean Valjean’ı hatırlatır. Oysa kendisine Jean Valjean’ın yeniden yakalandığı bildirilmiştir. Kendisinin yerine suçsuz bir başka insanın hapse gireceğini öğrenen Valjean ise mahkemeye giderek 24601 numaralı mahkum olduğunu itiraf eder. Bu durum karşısında şaşkına dönen mahkeme salonundaki boşluktan yararlanarak oradan ayrılır, kasabaya geri döner. Hastanede ölmek üzere olan Fantine’i ziyaret edrek ona kızını bulup, bakacağına dair söz verir.Bu sırada Javert kendisini tutuklamak üzere gelir, Javert’i gören Fantine korkudan ölür, Valjean ise Javert’i atlatarak kaçar. Ancak bir süre sonra yakalanarak ömür boyu kürek mahkumluğu ile cezalandırılr. Ancak Valjean oradan da kaçmayı başarır. Fantine’in küçük kızı Cossette’in yerini bulur. Cossette beş senedir bir han işleten Thénardier’lerle kalmaktadır. Thenardier’ler Cosette’i pis işlerini gören bir hizmetçi gibi kullanmakta, ona hakaret etmekte; diğer taraftan kendi kızları Eponine’e aşırı düşkünlük göstermektedirler. Valjean Cossette’i karanlıkta su taşırken bulur. Thenardier’lere onu serbest bırakmaları için para öder ve Cossette’i Paris’e götürür. Fakat Javert hala Valjean’ın peşindedir.
Valjean Paris’e geldikten sonra içeri kimsenin kolay kolay giremediği rahibe yetiştiren bir yerde bahçıvanlık yapmaya başlar.Burada bulunan okul sayesinde Cossette’in öğrenim sorunu da hallolmuştur. Sekiz sene sonra buradan ayrılarak bir eve yerleşirler. Şehirde ise hükümette fakir halka ilgi gösteren tek kişi olan popüler lider Generel Lamarque’ın muhtemel ölümü nedeniyle büyük bir huzursuzluk vardır. Haşarı çocuk Gavroche generalin taraftarları arasındadır ve başkentin fahişe ve dilencileri arasından sokak çeteleriyle yaşamaktadır. Bu sokak çetelerinin birisi de Thenardier ve karısının yönetimi altındadır ve bunlar Jean Valjean ile Cosette’e pusu kurarlar. Onları, Valjean’ı tanımayan Javert kurtarır. Thenardier’lerin kızı Eponine ise için için öğrenci Marius’a aşıktır ve Cosette’e aşık olan Marius ise onu bulmak için Eponine’den yardım ister. Eponine isteksiz de olsa bunu kabul eder.
Küçük bir kafede, idealist düşüncelere sahip bir grup öğrenci politik bir toplantı yapmakta ve General Lamarque’ın ölümü üzerine patlak vereceğinden emin oldukları ihtilalin hazırlığını yapmaktadırlar. Gavroche’un, General’ in ölüm haberini getirmesi üzerine Enjolras tarafından yönlendirilen öğrenciler, oluşmaya başlayan ayaklanmaya destek vermek üzerine sokaklara dökülürler. Sadece Marius gizemli Cosette’in hayaliyle aklı başından gitmiş gibidir. Cosette de aşık olduğu Marius’tan başka bir şey düşünememektedir. Valjean kızının çok hızlı bir şekilde değiştiğini farkeder fakat ona geçmişiyle ilgili herhangi bir şey anlatmayı reddeder. Marius için duyduğu hislere rağmen Eponine, onu üzgün bir şekilde Cosette’e getirir ve kendi babasının çetesinin Valjean’ın evini soyma eylemini engeller. Evinin dışında gizli gizli dolaşan kişinin Javert olduğundan emin olan Valjean, Cosette’e ülkeden kaçmaları gerektiğini söyler. İhtilalin arifesinde öğrenciler ve onların arasına sızmayı başaran Javert, durumu kendi açılarından değerlendirirler. Cosette ve Marius tekrar biraraya gelemeyecekleri düşüncesiyle ümitsiz bir şekilde ayrılırlar; Eponine Marius’u kaybetmenin yasını tutar; Valjean ise ülkeyi terkedince kavuşacağı güven ortamını dört gözle beklemektedir. Bu arada Thenardier’ler olaşabilecek bir kaos sonucunda ellerine geçecek gayri meşru kazançların hayalini kurarlar. Öğrenciler barikat kurmaya hazırlanırlar. Marius, Gavroche ile Cosette’e bir mektup yollar. Ama mektuba Plumet caddesinde Valjean tarafından el konur. Valjean, Gavroche kendisine ne söylerse söylesin Marius’a barikatta katılmaya karar verir.
Barikat kurulur ve ordu isyancılara ya teslim ya ölüm uyarısında bulunur. Gavroche, Javert’i bir polis casusu olarak teşhir eder. Eponine barikatta vurulur ve ölür. Valjean Marius’u aramak üzere barikata gelir. Kendisine Javert’i öldürme fırsatı verilir; fakat Valjean Javert’i salıverir.
Öğrenciler bir geceliğine barikata yerleşirler ve gecenin sessizliğinde Valjean Marius’un kurtulması için dua eder. Ertesi gün azalan cephane için Gavroche birşeyler bulabilme umuduyla sağa sola koştururken vurulur. İsyancıların asi liderleri Enjolras da dahil olmak üzere hapsi öldürülür.Valjean, şuursuz halde olan Marius’la birlikte kanallara kaçar. Bu arada isyancıların cesetlerini soymakla meşgul olan Thenardier ile karşılaştıktan sonra Valjean sadece bir kez daha, o da Javert’le yüz yüze gelmek için yer üstüne çıkar. Marius’u hastaneye götürmek için Javert’e yalvarır. Javert onu bırakmaya karar verir ve Valjean’ın merhametiyle kendi yıkılmaz sandığı adalet prensiplerinin darmadağan olduğunu görür ve kendini azgın Seine nehrine atarak intihar eder. Kurtarıcısının kim olduğunu bilmeden, Marius, Cosette’in bakımı sayesinde iyileşir. Valjean, kendi geçmişiyle ilgili gerçeği Marius’a itiraf eder ve Cosette’le Marius’un birleşmesinden sonra bu evliliğin kutsallığı ve güvencesi açısından kendisinin uzağa gitmesinin daha iyi olacağı konusunda ısrar eder.
Marius ve Cosette’in düğününden sonra Thenardier’ler Marius’a şantaj yapmaya çalışırlar. Thenardier, Cosette’in babasının bir katil olduğunu söyler ve kanıt olarak da barikatların düştüğü gece kanallardaki cesetlerin brinden çaldığı yüzüğü gösterir. Bu yüzük Marius’un kendi yüzüğüdür ve Marius o gece kendisini kurtaranın Valjean olduğunu anlar. Marius ve Cosette ölmek üzere olan yaşlı adamdan kendi hayat hikayesini öğrenir. Valjean ise çok sevdiği Cossette’i son kez görmenin mutluluğla Fantine, Eponine ve barikatlarda ölen tüm ruhlarla buluşmak için ebedi yolculuğuna çıkmak üzere hayata gözlerini yumarak bu dünyadan ayrılır.
Anafikri :Yaşamımızda meydana gelen bir olay bütün yaşamımızı değiştirebilir ve o andan itibaren bizi çok farklı bir insan yapabilir.
Ömür boyu kaçacağını bilsen de özgür yaşamak için herşeye değer.
KARAKTERLER HAKKINDA BİLGİ:
JEAN VALJEAN: Ekmek çaldığı için beş yıl küreğe mahkum edilen ve kaçma girişimleri sonucu yakalanarak cezası uzatılan ve 19 yıl sonra şartlı olarak salıverilen ve toplumda herkes tarafından dışlanankötü biri. Ancak piskoposla olan ilişkisinden sonra değişen ve herkese iyilik yapan, yardım eden çevresindeki herkesin sevgi ve saygısını kazanan biri.
JAVERT: Kanun ve kurallara sıkı sıkıya bağlı geçmişi başarılarla dolu bir polis müfettişi ve katı ruhlu bir kişi.
COSSETTE: Beş yaşına kadar Thanardier’lerin yanında onlara bir hizmetçi gibi yardım ederek, beş yaşından sonra ise Valjean’ın yanında sürekli kaçarak ve onun çektiği acılara ortak olarak yaşayan; ancak Valjean’ı çok seven bir kız.
FANTİNE: Valjean’ın fabrikasında çalışan ve kızı için her türlü fedakarlığa katlanan bir kadın.
MARİUS: Dedesinin yanından ayrıldığı için sefalet içinde yaşayan ve Cossette’e aşık bir öğrenci.
EPONİNE:Thanardier’lerin, Marius’a aşık olan kızı.
GAVROCHE: Paris sokaklarında çetelerin ve fahişelerin arasında yaşayan bir sokak çocuğu.
THANARDİER AİLESİ: Fantine’in Cossette’i emanet ettiği, han işleten ve para için her şeyi yapabilecek bir aile.
KİTAP HAKKINDA ŞAHSİ GÖRÜŞLER:
Romanda farklı bir çok konuya değinilmesine rağmen konular arasındaki bağlantı çok iyi kurularak konular arasında kopukluklar olması önlenmiş, okuyucunun aklında soru işareti kalmayacak şekilde bütün olaylar açıklığa kavuşturulmuş. Fransız halkının 1800’lü yıllardaki durumu çok iyi aktarılmış.
YAZAR HAKKINDA BİLGİ:
HAYATI:
26 Şubat 1802’de doğdu. Çocukluğunda özellikle latin edebiyatı üzerine sağlam bir öğrenim gördü.1822’de evlendi. 1830’da Romantizmin en güçlü beyni olarak nitelendi. 1841’de Academie Français’e seçildi.1845’te Soylular Meclisi’ne aday gösterildi. 1851-1870 yılları arasında sürgün hayatı yaşadı. Yapıtlarının büyük bölümünü ve en özgün olanlarını 20 yıla yakın süren bu sürgün dönemde verdi.1885’te öldü. Derin kavrayışa ve öngörülerine yer verdiği şiir ve düz yazılarıyla popüler Fransız edebiyatının babası ve Fransa’nın ulusal şairi durumuna gelmiştir.
ÜSLUBU:
Çok zengin bir düşünce yapısı ve sıcak anlatımı ile okuyucuyu çok çabuk etkileyen ve sıradan sevinç ve acıların gücünü basit bir dille çok iyi anlatan, çok geniş düşünebilen yaratıcı bir üslubu var.Romandaki olaylar arsındaki ilişkiyi çok iyi kurmuş ve karakterlerin bütün özelliklerini okuyucuya çok iyi yansıtmıştır.
ESERLERİ:
ROMAN: Sefiller, Cromwell, İzlanda Hanı, Notre Dame’ın Kamburu, İdam Mahkumunun Son Günü, Bug-Jurgal, Deniz İşçileri, Gülen Adam.
ŞİİR: Düşünceler, Azaplar, Küçük Destanlar, Yüzyılların Efsanesi, Yeni Odlar, Odlar Baladlar, Doğulular, Sokak ve Orman Şarkıları, Büyük Babab Olma Sanatı, Usun Dört Rüzgarı, Bütün Lir, Uğursuz Yıllar, Sonbahar Yaprakları, Şafak Türküleri, Gönülden Sesler, Işınlar ve Gölgeler.
MANZUM OYUN: Kral Eğleniyor, Ruy Blas, Derebeyler.
DÜZYAZI OYUN: Amy Robsart, Lucrece Borgia, Mary Tudor, Padova Tiranı Angelo, Özgürlükte Tiyatro.
ELEŞTİRİ YAZISI: Karışışk Edebiyat Felsefe, William Shakespeare.
SİYASAL YAZI: Küçük Napolyon, Bir Suç Öyküsü, Eylemler ve Sözler, Sürgünden Önce, Sürgün Boyunca, Sürgünden Bu Yana.
Tags: Azaplar, Bir Suç Öyküsü, Bug-Jurgal, Bütün Lir, Büyük Babab Olma Sanatı, Cromwell, Deniz İşçileri, Doğulular, Düşünceler, Edebiyat, ELEŞTİRİ YAZISI, Eylemler ve Sözler, Felsefe, Gönülden Sesler, Gülen Adam, İdam Mahkumunun Son Günü, Işınlar ve Gölgeler, İzlanda Hanı, Karışışk, KİTABIN, Küçük Destanlar, Küçük Napolyon, Notre Dame’ın Kamburu, Odlar Baladlar, Şafak Türküleri, Sefiller, SİYASAL YAZI, Sokak ve Orman Şarkıları, Sonbahar Yaprakları, Sürgün Boyunca, Sürgünden Bu Yana, Sürgünden Önce, Uğursuz Yıllar, Usun Dört Rüzgarı, William Shakespeare, Yeni Odlar, Yüzyılların Efsanesi
7
Tem
Mersin’de düzenlenen “Nükleer Enerji Sempozyumu”nda konuşan Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Genel Başkanı Kemal Ulusaler, 21. yüzyılın enerji tercihinin rüzgâr ve güneş enerjisi olması gerektiğini vurgulayarak
Rüzgar Enerjisi Türbini
Konferansta, Türkiye’deki rüzgâr
ve güneş enerjisi potansiyelinin
değerlendirilmesi gereği üzerinde
duruldu.
“Türkiye, bu iki alana zamanında yatırım yapsaydı enerji piyasasında önemli bir pazar payı elde edebilirdi” dedi. Ulusaler, hükümetlerin rüzgâr ve güneş enerjisi yatırımlarına “kaynak yok” diyerek karşı çıktığını, ancak nükleer enerji santralı için para bulabildiklerini söyledi.
EMO Mersin Şubesi ve Mersin Üniversitesi tarafından düzenlenen sempozyumda Türkiye’deki ve dünyadaki enerji sorunu, nükleer enerjinin kullanımıyla ilgili tartışmalar ele alındı. Konuşmacıların büyük bölümü Türkiye’deki rüzgâr ve güneş enerjisi potansiyelinin değerlendirilmesi gereği üzerinde durdu.
EMO Genel Başkanı Kemal Ulusaler, 20. yüzyılın enerji tercihlerinin kömür ve petrol olduğunu, ancak petrol krizleri nedeniyle enerji çeşitlendirilmesine gidildiğini anımsattı. 21. yüzyılın tercihinin ise rüzgâr ve güneş olması gerektiğine dikkat çeken Ulusaler, “Türkiye de enerji konusunda bir yer edinmek istiyor. Türkiye’nin kâğıt üstünde olsa da bir enerji planı var. Bu plan ne kadar gerçekçi? Türkiye’nin uygun enerji modellerine geçmesi gerekiyor. Ayrıca ülkedeki enerji potansiyelinin tespit edilmesi gerekiyor” diye konuştu.
Kaynak: Cumhuriyet Gazetesi, 21 Ekim 2007, sayfa 3
Tags: Tel Çare Güneş ve Rüzgar
6
Tem
Üç tutam hatmi çiçeği, bir tutam kantaron, yarım tutam nergis ve rendelenmiş portakal kabuğu on dakika suda kaynatılır. Hazırlanan karışıma süt ve şeker ilâve edilerek yemek sonrası bir bardak içilir.
“Yelleri dağıtmada, göğsü yumuşatmada ve yemeği hazmettir-mede vücuda etkin yararları vardır. Hatmi çiçeği çayı, aynı zamanda emzikli kadınların sütlerini çoğaltır ve sarılık hastalığını da engeller.”
Tags: Hatmi Çiçeği Çayı
| Pts | Sal | Çar | Per | Cum | Cts | Paz |
|---|---|---|---|---|---|---|
| « Ağu | ||||||
| 1 | 2 | 3 | 4 | |||
| 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 |
| 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 |
| 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 |
| 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | 31 | |